Hollanda, coğrafi ve meteorolojik açıdan Kuzey Denizi kıyısında yer alıyor ve rüzgarların hareketini durduracak doğal engeller barındırmadığı için yerleştiği düz ve açık arazi senenin büyük bir bölümünde kuvvetli rüzgarlara ev sahipliği yapıyor.
Serbest şekilde esen bu rüzgarların önemli bir kısmı da Hollanda’nın Kuzey Atlantik Okyanusu'na olan yakınlığından kaynaklanıyor. Hollanda da esen kuvvetli rüzgarların, ülkedeki ekolojiye yüksek ölçüde etki ettiği ve rüzgarlardan, akıntılardan etkilenen kuşların göç etme rotalarında dahi rol oynayan bir faktör olduğu biliniyor.
Rüzgar enerjisinin tarihsel olarak önemli bir yere sahip olduğu ülkelerden biri olan ve rüzgar değirmenleriyle tanınan Hollanda, rüzgarın gücünü kullanarak tarım, su yönetimi ve enerji üretiminde dünya çapında öncü bir rol üstleniyor. Ülke için artık ikonikleşen rüzgar türbinleri, Hollanda'nın adeta kültürel ve ekonomik mirasının ayrılmaz bir parçası.
Günümüzde Hollanda, yenilenebilir enerji kaynakları arasında rüzgar enerjisine büyük yatırımlar yapan ülkeler arasında başta geliyor. Ülke, deniz ve karasal alanlarda kurulan rüzgar çiftlikleriyle enerji üretiminde önemli bir oyuncu haline gelmiş durumda. Rüzgar türbinlerinin üretimi, kurulumu ve bakımı binlerce kişiye iş imkanı yaratırken rüzgar enerjisi yatırımları da yerel ekonomilere doğrudan katkı sağlıyor.
Rüzgar türbinleri Hollanda'nın elektrik ihtiyacının büyük bir kısmını karşılayacak konumda bir üretime sahip. Geçtiğimiz yıl Hollanda'da Avrupa'nın ilk devlet desteği olmadan kurulan rüzgar çiftliği faaliyete geçti. Bu çiftlik ürettiği enerji ile 1.5 milyon hanenin enerjisini kendi başına karşılayabilecek kadar güçlü bir yapıyla donatıldı.
Rüzgar enerjisi, ülkeye olan büyük katkısı ve çevre dostu yapısıyla sürdürülebilir kalkınmayı desteklemesinin yanı sıra fosil yakıtlara olan bağımlılığın azalması, karbon emisyonlarının düşmesi ve çevre kirliliğinin önüne geçilmesi, uzun vadede ekonomiye ciddi katkılar sağlıyor. Üstelik Hollanda, rüzgar enerjisi yatırımlarını teşvik eden çeşitli yasal düzenlemeler ve teşvikler sunuyor. Yenilenebilir enerji üretimi için düzenlenen teşvik programları kapsamında sağlanan alım garantileri ve vergi indirimleri, yatırımcıların ilgisini çekerken rüzgar enerjisi alanındaki büyümeyi hızlandırarak ekonomik katkıların artmasına olanak sağlıyor.
Hollanda, 2040 yılına kadar 50 GW kurulabileceğini ön görerek 2050 yılına kadar 70 GW açık deniz rüzgar enerjisi hedefi belirledi. Yayınlanan bir habere göre; Hollanda, elektrik tüketiminin yaklaşık %75’i olan 21 GW’lık açık deniz rüzgarını bu 10 yılın sonuna kadar çalışır hale getirmek için çalışmalar yapıyor. 2030’dan itibaren, açık deniz rüzgar santralleri Kuzey Denizi’nde, kıyıdan yüzlerce kilometre uzaktaki bölgelerde kurulacak. Açık denizde inşa edilen enerji merkezleriyle birkaç rüzgar santralinin birbirine bağlanması ve ürettikleri enerjinin karaya hem elektrik, hem de hidrojen olarak taşınması hedefleniyor.
Var olduğundan bu yana Hollanda’yı eşsiz bir ülke haline getiren ve büyümesinde önemli rol üstlenen kuvvetli rüzgarlar, ülkenin kaynaklara doğru yaklaşması ve içinde bulunduğu koşulları en verimli şekilde değerlendirmesiyle her geçen gün değerini yükselterek geleceğin temiz enerji ile yaratılmasında önemli bir rol üstleniyor.